Çin hükümetinin Uygur Türkleri ve diğer Türk Müslümanlarına yönelik insan hakları ihlallerine karşı mücadelesiyle bilinen Uygur Hareketi, 2025 Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi. ABD Temsilciler Meclisi üyeleri John Moolenaar (R-MI) ve Raja Krishnamoorthi (D-IL) tarafından yapılan bu adaylık, Uygur Hareketi’nin zorla çalıştırma, dini baskılar ve soykırım iddialarına karşı yürüttüğü çalışmaları onurlandırıyor. Uygur Hareketi, ünlü Çinli aktivist Teacher Li ile birlikte ödüle aday gösterildi.
Temsilciler Meclisi Çin Komünist Partisi Seçim Komitesi Başkanı John Moolenaar, “Uygur Hareketi ve Teacher Li, Çin Komünist Partisi’nin acımasızlığına karşı insanlığın sarsılmaz duruşunu temsil ediyor – yalnızca sistematik baskıyı ortaya çıkarmakla kalmayıp, sayısız insanın da gerçeği cesurca dile getirmesine ilham veriyor” diyerek, Uygur Hareketi’nin Uygur soykırımını gözler önüne sererek mağdurların sesini küresel arenaya taşıdığını belirtti.
Komite üyesi Raja Krishnamoorthi ise Uygur Hareketi’nin mücadelesini “Zamanımızın en büyük insan hakları krizlerinden birinin ortasında, Uygur Hareketi ve Teacher Li, adaletsizliklere meydan okuyarak ve sıkça susturulan sesleri yükselterek karanlığa ışık tutmaya devam ediyor” sözleriyle değerlendirdi.
Uygur Hareketi, yürüttüğü kampanyalarla Çin’in dijital otoriterliği, insan kaçakçılığı ve dini baskıları gibi konularda farkındalık yaratmayı hedefliyor. 35’ten fazla ülkede faaliyet gösteren kuruluş, yasama süreçlerinde etkin rol oynayarak uluslararası kamuoyunu harekete geçirmeye çalışıyor.
Uygur Hareketi İcra Direktörü Rushan Abbas, Nobel Barış Ödülü adaylığını “Bu onur, yalnızca Uygur hakları için verdiğimiz mücadelenin tanınması değil, aynı zamanda baskıya karşı direnen bir halkın azminin güçlü bir kanıtıdır” sözleriyle değerlendirerek, “Çin hükümetinin işlediği suçlar sadece bölgesel bir mesele değil, acil müdahale gerektiren küresel bir insan hakları krizidir” ifadeleriyle uluslararası topluma harekete geçme çağrısında bulundu.